Dil:

Kurumsal Şirketler

Kurumsal Şirketler

TURKRATING ŞİRKET DERECELENDİRME METODOLOJİSİ

Derecelendirme, bir şirketin yükümlülüklerini yerine getirebilme kabiliyetini ve borçlarını zamanında ve tam olarak geri ödeyebilme gücünü ve isteğini ölçen bir değerlendirme sürecidir. Bir şirketin derecelendirme analizi, aynı zamanda bu şirketin kredi itibarının (kredibilitesinin) gelecekte nasıl bir gelişme göstereceğini tahmin etmeyi amaçlar.

Bir şirketin, bugünkü mali gücü ve ileride ne yönde değişeceğine dair edinilen kanaat, derecelendirme notları (ratings) ile ifade edilir. Derecelendirme notu pek çok verinin dikkate alındığı bilimsel bir çalışma sonucunda ulaşılan bir kanaattır. Derecelendirme notlarının belirlenmesinde, Turkrating'in kurucu ortaklarının ve derecelendirme uzmanlarının, uluslararası uygulamaları ve ülke koşullarını dikkate alarak birlikte geliştirdikleri, bir metodoloji kullanılmaktadır.

Bu metodoloji kapsamında oluşturulan kredi derecelendirme notlarında derecelendirme analistlerimizin kanaatleri de (expert judgement) dikkate alınmaktadır. Ancak bu yapılırken, farklı görüş açıları değerlendirilerek ve farklı varsayımlar test edilerek, objektivitenin sağlanması temel kriterlerimizden birisidir. Turkrating, piyasa itibarının, verdiği derecelendirme notlarının güvenilir, tutarlı ve adil olmasına bağlı olduğu bilincinde olarak, çalışmalarını titizlikle yürütmekte ve gizlilik ilkelerine uyulmasına büyük önem vermektedir.

Derecelendirme Ulusal Ölçekte Yapılmaktadır

Turkrating'in derecelendirme notları ulusal ölçektedir. Uluslararası kıyaslamalar yapan global derecelendirme şirketlerinden farklı olarak, derecelendirilen kuruluşlar Türkiye'de aynı sektörde faaliyet gösteren benzer kuruluşlarla kıyaslanarak değerlendirilir. Bu açıdan, yapılan değerlendirme şirketin kendi sahip olduğu özelliklerinin yanı sıra, faaliyette bulunduğu sektörün temel özelliklerini ve ülke ekonomisinin yapısal faktörlerini de dikkate almaktadır. Hatta mümkün olduğu ölçüde aynı sektörde faaliyet gösteren diğer şirketlerle (peer group) karşılaştırılmaktadır. Böylece şirketlerin mali gücünün ulusal ölçekte ve sektörel bazda daha gerçekçi sıralanması mümkün olabilmektedir.

Analizin Temelleri

Derecelendirme analizinde, bir şirketin benimsediği iş stratejisine ve uyguladığı finansal politikalara bakılarak şirketin faaliyet ortamının riskleri çerçevesinde yükümlülüklerini gelirleri ile nasıl dengelediği incelenir. Bir şirketin finansal yükümlülüklerini yerine getirme yeteneği, özellikle nakit yaratma gücü açısından değerlendirilerek, gelirlerinin kalitesi, çeşitliliği ve sürdürülebilirliği, mevcut yükümlülüklerinin yapısı ile karşılaştırılarak belirlenir.

Derecelendirme metodu kantitatif ve kalitatif faktörlerden oluşur. Analiz, başlıca üç temel risk kategorisi çerçevesinde yapılır; a) iş riski, b) finansal risk, c) ortaklık yapısı ve yönetim riski. Bu üç alandaki risk analizlerinden finansal risk analizi, ağırlıklı olarak kantitatif faktörlerden, diğerleri de ağırlıklı olarak kalitatif faktörlerden oluşur.

Diğer taraftan, finansal risk analizinde muhasebe standartları gibi kalitatif öğeler dikkate alınabilirken, iş riskinde piyasa payı gibi kantitatif öğeler de değerlendirilebilmektedir. Turkrating'in Şirket Derecelendirme Metolojisinin temel prensipleri aşağıda ayrıntılı olarak verilmektedir. Bu metodoloji, farklı sektörlerde sektörün özelliklerine göre uyarlanabilmektedir.

A. KALİTATİF ANALİZ

İlk aşamada "Şirket Profili" belirlenir. Bu aşamada şirketin verdiği bilgiler kullanılarak ve kamuya açık her türlü kaynaktan yararlanılarak şirketin yapısı, organizasyonu, faaliyet alanı, faaliyet konularının çeşitliği gibi ayrıntılar incelenerek nasıl bir iş modeli veya stratejisi uygulandığı belirlenir. Aynı zamanda her türlü ulusal ve uluslararası istatistiki kaynaklardan yararlanarak bir sektör araştırması yapılır, benzer kuruluşların performansları incelenir. Bu aşamada sektör verileri çerçevesinde şirketin konumu da değerlendirilir.

Kalitatif faktörler arasında şirketin ortaklık yapısı temel kriterlerden biridir. Ortaklık yapısı çerçevesinde, ortakların itibarı, hangi sektörlerde faaliyet gösterdikleri, hakim ortakların destekleme gücü ve isteği değerlendirilir. Ortaklık yapısı derecelendirme notunu etkileyebilen bir faktördür.

A.1. İş Riski Analizi (Business/Industry Risk)

Her şirket faaliyette bulunduğu sektör veya iş alanından dolayı belirli iş riskleri taşır. Şirketin iş riskini, faaliyet gösterdiği sektörün özellikleri ve şirketin sektör içindeki göreceli konumu belirler.

Faaliyet Ortamı

Her sektörün kendine özgü koşulları vardır ve bu koşullar bugün itibariyle veya ileride doğabilecek riskler içerebilirler. Bu itibarla sektörün özellikleri bütün yönleri ile incelenir.

Bu kapsamda;

  • Ülke riski (ekonomik ve politik koşullar),
  • Sektörün yapısı,
  • Sektörün büyüme trendleri,
  • Sektörün genel karlılık trendleri,
  • Fiyatlamada esneklik,
  • Talep yapısı,
  • Maliyet yapısı,
  • Sermaye yoğunluğu,
  • Sektöre giriş çıkış kısıtlamaları,
  • Mevsimsel ve konjonktürel özellikler,
  • Yasal çerçeve ve (varsa) düzenleyici kuruluşun rolü

gibi faktörler araştırılarak sektörün risk derecesi ölçülür ve sektörün taşıdığı risklerin derecelendirilen kuruluşu ne şekilde etkilediği değerlendirilir. Risk düzeyi yüksek olan bir sektörde finansal yapısı güçlü bir şirketin dahi en yüksek not olan AAA alması zordur.

Rekabet Gücü

Rekabet gücünün ölçülmesi, bir şirketin benzer ölçekteki rakipleri ile kıyaslanarak, güçlü ve zayıf yönlerinin tespiti ile yapılır. Bu kapsamda şirketlerin sahip oldukları tedarik, ürün ve coğrafi çeşitlilikleri önem kazanmaktadır. Rekabet gücü ayrıca piyasa payı, ekonomik ölçek ve teknolojik yapısıyla verimlilik ve maliyet avantajları açısından da değerlendirilir.

  • Pazar payı göstergeleri (ülke ve bölge ölçeğinde satış hasılatı)
  • Piyasaya hâkim olmanın göstergeleri (İstikrarlı müşteri tabanı gibi)
  • Rekabet unsurlarının analizi (Fiyat/Kalite/İmaj/Marka/Teknolojik üstünlük)
  • Varsa maliyet üstünlüğünü oluşturan faktörler
  • Çeşitlilik (diversification) göstergeleri (Ürün/Coğrafi/Müşteri vb. çeşitliliği)

Operasyonel Risk

Operasyonel riskler, insan hatalarından kaynaklanan veya teknolojik aksaklıkların neden olduğu gelir kayıpları riskleridir. Sel, deprem ve yangın gibi doğal olaylar da operasyonel riskler altında değerlendirildiği gibi önemli ölçüde gelir kaybına neden olabilen davalar ve grevler de bu risk kategorisine girer.

Operasyonel riskler aynı zamanda hile, dolandırıcılık ve yolsuzlukların neden olduğu riskleri de kapsar. Önemli olan, yönetimin bu tür riskleri ne kadar öngörebildiği ve ne tür önlemler aldığıdır. Yangın, deprem, savaş veya terör saldırısı gibi olay risklerine (event risk) karşı yönetimin gerekli ve yeterli sigorta teminatı ve kapsamına sahip olup olmadığı sorgulanır.

A.2. Şirketin Hakim Ortakları ve Yönetim

A.2.1. Hakim Ortaklar

Kuruluşun ortaklık yapısı, ortakların kimliği, geçmiş deneyimleri, başka hangi alanlarda faaliyet gösterdikleri, hakim ortak bir holding veya şirketler grubu ise bu holdingin yapısı ve finansal performansı değerlendirilir. Aynı zamanda hakim ortakların iştiraklerini destekleme gücü ve/veya isteği derecelendirme kanaatini etkileyen en önemli kriterlerden biridir.

A.2.2. Yönetim

Derecelendirme metodolojisinin en önemli bölümlerinden biri şirket yönetiminin değerlendirilmesidir. Ne tür ürün veya hizmetler üretileceği, hangi stratejilerle çalışılacağı ve bu faaliyetlerin nasıl finanse edileceğine karar veren yönetim olduğuna göre, yönetimin etkinliği ve başarısı derecelendirme notunu etkiler. Yönetimin belirli ilkeler ve hedefler çerçevesinde çalışması, ileriki yıllara dönük gerçekçi bütçe ve nakit akışı projeksiyonları yapabilmesi ve bu hedeflere ulaşabilmesi şirketin öngörülebilirliği açısından önemlidir.

Risk Yönetimi

Yönetimin risklerini nasıl yönettiği etkin çalışmasının bir göstergesidir. Şirketin maruz kaldığı risklere karşı ne tür önlemler aldığı incelenir. Şirketin risklerini ne şekilde tanımladığı ve risklerin önemsenip önemsenmediği dikkate alınır. Ayrıca, şirketin yazılı risk politikalarının olup olmadığı ve nasıl uygulandığı incelenir.

Bu çerçevede özellikle aşağıdaki risk kategorilerine bakılır:

  • Ülke Riski
  • Sektör riski
  • Piyasa riski (Kur, Faiz ve Fiyat)
  • Karşı taraf riski
  • İlişkili taraf riski

Kurumsal Yönetim

Temelde halka açık şirketlerin kurumsal yönetim ilkelerine uyum göstermeleri zorunluluk iken, halka açık olmayan kuruluşların da kurumsal yönetim açısından donanımlı olmaları beklenir. Bu kapsamda Yönetim Kurulunun yapısı, bağımsızlığı ve işleyişi, karar mekanizmaları, profesyonel bir organizasyon yapısının varlığı, şeffaflık ve hesap verebilirlik düzeyi şirketin kurumsal yönetime verdiği önemi gösterir.

Kurumsal yönetim ilkelerine uyumlu olmamakla birlikte bir şirketin belirli bir düzeyde kurumsallaşmayı başarmış olması dahi öngörülebilirliğini arttırır.

B. KANTİTATİF ANALİZ

B.1. Finansal Risk Analizi

Turkrating derecelendirme uzmanları bir şirketin son 5 yıllık Bağımsız Denetim Raporlarını kullanarak finansal göstergelerini inceler. Finansal analizde; karlılık, nakit yaratma ve borç ödeme kapasitesi, sermaye yeterliliği, likidite ve finansal esneklik ayrıntılı olarak analiz edilir.

Karlılık

Bir şirketin varlığının sürdürülebilirliği ve büyümesi için yeterli gelir yaratabilir olması gerekir. Şirketin hiç bir finansal yükümlülüğü olmasa dahi giderlerini karşılaması, özkaynak yaratması ve olumsuz koşullara karşı güçlü konumda olabilmesi için faaliyetlerinden kar etmesi beklenir. Pay sahipleri açısından da bakıldığında şirket performansının başarısı yıl sonu karı ile ölçülmektedir. Turkrating karlılık analizinde, geçmiş yıllarda elde edilen gelirlerin kalitesi, kaynakları ve istikrarı gibi faktörler ve şirket yönetiminin sunduğu projeksiyonlar dikkate alınarak gelecek dönemlerdeki olası gelişmeler değerlendirilir.

Geçmiş dönemlerde düzenli gelir yaratmış olan karlı şirketler, doğal olarak diğerlerine nazaran borçlarının ödenmesinde veya sermaye piyasası araçları ile fonlama konusunda, daha büyük esnekliğe sahip olacaklardır.

Şirket karlılığının değerlendirilmesinde kullanılan rasyolar:

  • Net Esas Faaliyet Karlılığı
  • EBITDA
  • Aktiflerin Getirisi
  • Öz Kaynak Getirisi
  • Kar Payı Dağıtım Oranı
  • Dağıtılmamış Kâr Oranı
  • Faiz Giderlerini Karşılama Oranı

Nakit Yaratma Kabiliyeti ve Borç Ödeme Kapasitesi

Bir şirketin borçlarını geri ödemesinde, nakit akımı temel fon kaynağını sağladığına göre nakit yaratma kabiliyeti ve borç ödeme kapasitesi birbiriyle çok yakından ilgilidir. Nakit akımı hem faaliyet içi hem de faaliyet dışı kaynaklardan oluşabilir. Faaliyet içi nakit akımı aynı zamanda operasyondan elde edilen fonlar olarak tanımlanır ve temelde düzeltilmiş vergi öncesi karlardan oluşur. Düzeltilmiş vergi öncesi karlar, amortisman ve nakit yaratmayan (yeniden değerleme gibi) kalemlerin kardan düşülmesinden sonra, faiz giderleri dahil karlar olarak tanımlanır.

Şirketlerin bir taraftan nakit girişleri ve çıkışları arasında denge sağlayabilmeleri, diğer taraftan operasyonları için yeterli seviyede nakit bulundurmaları gerekmektedir. Bu nedenle nakit planlamasının düzenli kontrol edilmesi ve pozitif nakit yaratabilmek için bazı önlemler alınması beklenir. Bir şirket karlı olmasına rağmen, düzenli ve planlı bir nakit akışı yaratamıyorsa borç ve yükümlülüklerini yerine getiremeyebilir.

Nakit akımlarının eşleştirilmesinin yanı sıra aşağıdaki temel rasyolar kullanılır:

  • Nakit akımlarının kaynakları ve istikrarı
  • FAVÖK (EBITDA) / Faiz Giderleri
  • Faaliyet Gelirleri / Toplam Borç
  • Serbest Nakit Akımı / Toplam Borç
  • Faaliyet Gelirleri / Yatırım Harcamaları
  • Yatırım Harcamaları / Amortisman

Sermaye Yapısı ve Fonlama Politikaları

Bir şirketin sermayesi ve finansal politikaları çoğu zaman o şirketin risk duyarlılığını yansıtır. Şirketin operasyonlarını ne ölçüde özsermaye ile finanse ettiği, ne ölçüde kredi alarak finanse ettiği derecelendirme notunda önemli rol oynar. Bununla beraber, çok düşük finansal kaldıraç ile çalışmak her zaman en uygun yönetim stratejisi olmayabilir. İlave sermaye bulunması, genelde kredi almaktan daha zor olduğuna göre bu ikisi arasında bir denge sağlanmalıdır.

Sermaye yapısı ve kaldıraç ölçümünde kullanılan temel rasyolar:

  • Özkaynak/Aktifler
  • Kısa Vadeli Borçlar / Özsermaye
  • Uzun Vadeli Borçlar / Özsermaye
  • Toplam Yükümlülükler / Özkaynaklar
  • Toplam Finansal Yükümlülükler / Özkaynaklar

Likidite ve Finansal Esneklik

Finansal esneklik kavramı, likidite ölçümü ile alternatif finansman kaynaklarına ulaşabilme kapasitesini bir arada değerlendirir. İşletme sermayesinin yönetiminin etkinliği klasik likidite oranları ile yapılmakta iken, işletme sermayesi yönetiminin karlılık üzerine etkisini ölçmek için faaliyet döngüsü analizi kullanılmaktadır. Şirketin içinde bulunduğu sektör, şirketin büyüklüğü, kapasitesi, tedarik ve satış şartları vb. gibi şirkete özgü faktörler dikkate alınarak faaliyet döngüsünün analizi yapılır. İşletme sermayesi yönetimi kapsamında nakdin, alacakların, stokların ve kısa vadeli borçların yönetilmesi esastır.

Likidite ve Finansal Esneklik Ölçümünde Kullanılan Temel Rasyolar,

  • Nakit Oranı
  • Asit Test Oranı
  • Cari Oran
  • İşletme Sermayesi/Toplam Aktifler
  • Ticari Alacak Devir Hızı
  • Ticari Borç Devir Hızı
  • Stok Devir Hızı