Dil:

Kamu Kuruluşları

Kamu Kuruluşları

Bölgesel ve yerel yönetimlerin kredi değerliliklerinin incelenmesinde odak noktası, borçlunun verdiği kamu hizmetlerini, vergi koyabilme ve hizmetleri ücretleyebilme ile dengeleyebilme yeteneğidir. Yönetimler arası ilişkiler (örneğin yerel belediyenin ana belediye ile ilişkileri), idari sistem, ekonomik yapı ve büyüme, mali performans ve esneklik, finansal durum ve politikalar dikkate alınmalıdır.

Belediyelerin derecelendirmesinde ilk kriter, yönetimler arası ilişkilerdir. Bu ilişkilerden kastedilen, kamu hizmetlerinde sorumlulukların dağılımı, toplam vergi tabanından yararlanabilme, borçlanma yetkisi (merkezi hükümetçe getirilmiş kısıtlamalarla veya bu kısıtlamalar olmadan), ödeme sistemleri, değişik hükümet kademeleri arasında dengeler veya kontrol sistemleridir. Amaç, bölgesel ve yerel yönetimleri, güçleri, kısıtlamaları ve imkanları, diğer yönetim kademeleri bakımından yapıları ve performansları itibariyle karşılaştırabilmektir. Örneğin yönetimler arası transferler, gelir yaratabilir veya harcama gerektirebilir.  Derecelendirme uzmanı, değişen koşullara bağlı olarak bu tür transferlerin gerektirdiği hacim değişikliğini, istikrarı ve tepkileri gözden geçirmelidir. Mali yapıya bağlı olarak bu transferler yerel bir yönetimin kredibilitesini arttırabilir veya azaltabilir. 

İkinci kriter bölgesel veya yerel yönetimin idari sisteminin etkinlik ve mali güvenilirliğidir. Bunlarda; seçilmiş yönetici ve memurlar arasındaki yetki bölüşümünü, emekçi - sendika ilişkilerini, yönetim sistemlerini, kontrol ve denetim sistemlerini kapsar.  Etkin ve ihtiyatlı bir yönetim, önemli politik bir değişime tabi olan veya belirsizlik ortamında bulunan yerel yönetimin finansal sağlamlığını koruyabilir. Yönetimin kurumsal yönetişim uygulamalarını değerlendirmek de önemlidir. Bir yerel yönetimin bağımsızlığı, politik ve yasal kısıtlamalarla çok sınırlandırılmamışsa, borçlanma, vergilendirme ve bütçeleme potansiyeli açısından etkin ve ihtiyatlı bir yönetim derecelendirme uzmanlarını rahatlatır.

İlk finansal risk derecelendirme kriteri, bölgenin ekonomik yapı ve büyüme performansıdır.  Odak noktası;

  • Nüfus yapısı,
  • Sosyal ve ekonomik altyapının yeterliliği,
  • Ekonomik kalkınma seviyesi(tasarruf ve yatırım trendleri dahil)
  • Ekonominin çeşitliliği
  • Tabii kaynakların ulaşılabilirliği
  • Ekonomik büyüme ve istihdamın oranı ve kompozisyonu
  • Fiyat istikrarı

Vb. dir. Amaç, ekonominin dinamiklerini ve onun kamu hizmetlerine olan talebi ile bu hizmetlerini karşılamaya yeterli gelirin yaratılıp yaratılamayacağını anlayabilmektir.

İkinci finansal risk kriteri, bölgesel veya yerel yönetimin mali performansı ve esnekliğidir. İncelenmesi gereken hususlar;

  • Nüfus artışı ve vergi tabanına oranla bütçenin yapısı ve hacmi,
  • Gelir ve giderleri uyumlaştırmak için gereken esneklik,
  • Gelir tabanının çeşitliliği (diversity) ve kendi kaynaklarına sahip olması
  • Belirli zaman periyotlarındaki bütçe açıklarının boyutu.

Gelir tabanının çeşitliliği, özellikle transferlerden çok kendi yarattığı kaynakların varlığı, pozitif bir faktördür.  Gelirlerin politika değişimlerine karşı duyarlılığı ve gelirleri arttırabilme potansiyeli de önemli faktörlerdir. Yüksek ve sürekli bütçe sapmaları (bütçe projeksiyonları ve gerçekleşmeleri arasındaki farklar), bütçe tahminlerinin ve kontrollerinin yeterliliği ile yönetimin düzgün mali hedeflere ulaşma yolunda gerekli ara düzeltmeleri yapma konusundaki yetenek ve iradesi konularında şüphe yaratır. Cari hesap harcamalarındaki hangi artışların yönetimin tercihlerinden kaynaklandığı, hangilerinin ekonomik faaliyetlerdeki artıştan ileri geldiği analiz edilmelidir. Cari harcamalarda sürekli büyük açıklar olması, yönetimin, talep edilen kamu hizmetleri ile bunları karşılayacak kaynaklar arasında bir denge tutturma kapasitesini ciddi şekilde sınırlar. Bu tür açıkların olması, genellikle ilave borç yükü ve buna bağlı olarak daha yüksek borç geri ödeme yüküne neden olur. Sonuç olarak finansal esnekliğin azalmasına ve daha düşük derecelendirme notlarına yol açar.

Sermaye harcamaları, cari harcamalardan farklı olarak borçların finanse edilmesinde daha uygun enstrümanlar olarak değerlendirilir. Sermaye harcamaları genelde yönetimin takdir ve tercihine dayalı olduğundan, gerekli görüldüğünde geciktirilebilir veya iptal edilebilirler. Ancak gelişmekte olan ekonomilerde ekonomik kalkınmanın başlıca unsuru olan sermaye harcamaları takdir ve tercihe kalmamaktadır.

Derecelendirme uzmanı için son kriter, yerel hükümetin finansal durum ve politikalarının kalitesidir.   Bu analiz;

  • Muhasebe politikalarının sağlamlığını ve muhafazakarlığını,
  • Likidite planlaması ve yönetimini (gelirlerin ve giderlerin mevsimselliği dikkate alınarak)
  • Net finansman gereksinimlerini (kendine yeterli birimlerin kredilendirilmesini netleştirerek) ve
  • Borcun kullanımını,

içermelidir.

Borç yükü pek çok yönü ile incelenmelidir. Geri ödemelerin çeşitleri ve hacmi, komisyon tutarları ve ücretler, yatırım harcamalarının programları, yönetimler arası finansal anlaşmalar ve kamu kuruluşlarının faaliyetleri açısından ele alınmalıdır. Belediyelerin kendi vergi gelirleri ile finanse ettikleri borçlar ile onlara bağlı kuruluşların kendi gelirleri ile finanse ettikleri borçlar ayrı tutulur. Ancak borç ve zararlarını ödemek için kamu sübvansiyonuna dayanmak zorunda olan kamu girişimlerinin borcunu içerir. Borcu azaltmak için kullanılabilecek olan kamu aktiflerinin kredilendirilebilmesi için borç rasyoları kullanılır. Ayrıca, karşılık ayrılmamış veya yeterli fonlanmamış memur emeklilik kıdem tazminatları gibi bütçe dışı kalemler de dikkatle incelenmelidir.                             
        
Devlet, Hükümet veya Belediyelerce Desteklenen İdare ve Diğer Kurumların Derecelendirilmesi

Kamu kurumlarının veya belediyelere bağlı kurumların derecelendirilmesinde, hükümetin bu kuruluşlara destek sağlamaktaki isteği ve yeteneği ile bu desteğe olan ihtiyaç karşılaştırılmalıdır. Önemli olan hükümetin bu desteği vermekteki hevesi azaldığında veya olanakları daraldığında, borçlunun tek başına ne yapacağıdır. Yerel yönetime vereceği desteği sürdürme yeteneği hükümetin sovereign ratingine bağlıdır. Ancak, mevcut idari ve düzenleyici prosedürlerin, bu desteğin zamanında sağlanmasında kolaylaştırıcı veya engelleyici işlev görüp görmediği de incelenmelidir.

Yerel idarelerin veya belediyelerin kendilerine bağlı kuruluşlara destek vermekte istekli olup olmadıkları üç faktöre bağlıdır: a) Yasal yükümlülükler dahil olmak üzere desteğin somut ifadeleri (explicit expressions of support), b) kurumun devlet nezdinde politik önemi, ve c) Kurumun ekonomik önemliliği.

Yerel idarenin desteğini anlamak için bazı göstergeler kullanılabilir: örneğin doğrudan veya dolaylı mülkiyetin olup olmadığı, sübvansiyon ve bağışların varlığı, vergi ve diğer düzenleyici teşvikler, kredi bulmada öncelik, sermaye katkıları ve temettü dağıtımında kolaylık sağlanması gibi hususları sayabiliriz.

Borçlanan kuruluşun politik önemi değerlendirilirken, hükümetin kamu sektörü ile özel sektöre farklı bakış açısı olup olmadığı anlaşılmalıdır. Bu da, hükümetin hem somut olarak sergilediği desteğinden, hem de kamu kuruluşları hakkında verilen resmi beyanatlardan anlaşılabilir. Ancak, yeni hükümet ve yönetimlerin, genel politika çizgileri dışında yeni yaklaşımlar da getirebilecekleri unutulmamalıdır. Borçlanan kuruluşun politik önemi, hizmet ettiği politik hedeflerin önemine ve seçmenlerin tercihlerine göre artabilir. İstihdam, yatırım, ihracat kazançları vs. gibi konularda ekonomiye yaptıkları katkılarla ve içinde çalıştığı sektörün stratejik önemi ile kuruluşun ekonomik önemini belirler. Bu tür bilgiler çok açık olarak ifade edilmese de derecelendirme uzmanı bu hususları araştırmalıdır.

Sayısal Risk Faktörleri

Aşağıdaki hususlar kamu kuruluş ve belediyeleri derecelendirmekte geriye dönük 3 ila 5 yıl, ve geleceğe yönelikte 1 ile 3 yıllık projeksiyon temelinde dikkate alınmalıdır:

Temel Ekonomik Göstergeler

  • Coğrafi bölgenin ekonomik büyüme oranı (%)
  • İmalat, Hizmetler ve tarım sektörleri bazında GSYİH Payları
  • Kişi başı GSYİH
  • Enflasyon (TÜFE)
  • İşsizlik (%)

 Temel Finansal Risk Göstergeleri

  • Belediyenin kendi gelirleri / toplam gelirler
  • Merkezi hükümetten yapılan transferler/ toplam gelirler
  • Cari harcamalar / toplam harcamalar
  • Sermaye-yatırım harcamaları (borç geri ödemeleri hariç) / toplam harcamalar

Net faaliyet dengesi (borç geri ödemelerinden sonra) / toplam gelirler