Dil:

Sıkça Sorulan Sorular

Sıkça Sorulan Sorular

  • Şirketimi ve yaptığım işleri yerel ve uluslar arası finansal şirketler ile yabancılara nasıl anltabilirim?

    Kredi derecelendirme kuruluşları rating sürecinde tutarlılık, doğru yorum, objectif, bağımsız, süreklilik, kaliteli, çıkar beklentisi olmaksızın ve değerini doğru takdir etme prensipleri ile hareket ederler. Derecelendirme notu kuruluşun bugünkü mali gücünü yansıttığı gibi, ileride mali gücünün ne yönde değişebileceği konusunda da bir öngörüde bulunur. Geleceğe ait analiz şirketin faaliyette bulunduğu tüm Pazar hakkında mükemmel bilginin yorumlanmasıyla başarılır.

    Derecelendirme notu ulusal ölçekte kullanılmakta ve derecelendirilen kuruluşlar Türkiye’de mevcut benzeri kuruluşlarla kıyaslanarak değerlendirilmektedirler. Bu açıdan, yapılan değerlendirme hem kuruluşun faaliyette bulunduğu sektörün temel özelliklerini, hem de ülke ekonomisindeki son ekonomik performans, ekonomik ve finansal yönetimin kalitesi, sektörün derinliği ve incelikleri, ekonomi politikasının stabilitesi, politik sistemin verimliliği ve stabilitesi, uzun vadeli eğilimler ve beklenen gelecek performans yapısı dikkate alınmaktadır.

    Derecelendirilen kuruluşun faaliyetleri sanayi sektöründe olsa da hizmet sektöründe olsa da, derecelendirme analizi sektör, mali performans ve kurumsal yönetimden oluşan üç risk alanını inceler.

    Dolayısı ile derecelendirme notu alan şirketler yukarıdaki tüm bilgileri derli toplu ve uluslar arası standartlarda yabancılara ve finansal şirketlere sunmuş olurlar.

  • Uluslar arası rekabete nasıl hazırlanabilirim?

    Kredi derecelendirme notu alınmasında şirketlerin tüm kuvvetli ve zayıf yönleri profesyonel ve bağımsız bir gözle ortaya konmaktadır. Şirketlerin sahip oldukları tüm kalite belgeleri de bu derecelendirme raporlarına yansıtılmaktadır.

    Bağımsız derecelendirme kuruluşlarının vermiş oldukları notu yükseltme gayretleri firmaları rekabette de avantajlı konuma getirecektir.

  • Niye rating alayım?

    İşletmenin mali performansını, yönetimini, içinde bulunduğu sektördeki zayıf, güçlü, fırsat ve tehditlerini bağımsız ve uluslar arası gözle görmek, Zayıf yönlerin ve tehditlerin tespit edilmesi ile bertaraf edilmeleri için hazırlık yapmak ve onları ortadan kalmak, Rakipleri ve sektör içindeki durumlarını görmek, Banka ve finansal kuruluşlardan uygun vade ve uygun faiz hadleri ile kredi almak, Yatırımlarını uluslar arası rekabete uyumlu hale getirmek üzere uzun vadeli kredilere ve fonlara daha kolay ulaşabilmek, Tedarikçilerin firma hakkında bilgiyi bağımsız ve itibarlı bir derecelendirme kuruluşundan almaları ve dolayısı ile daha uygun vade ve koşullarda mal temin etmek, Uygun kredi derecelendirme notuna sahip olunması ile sermaye piyasası işlemlerinde cazibe merkezi olmak, Güçlü sermaye yapısı ve güç birliği yapılması için yerli ve yabancı ortaklara tanıtım kolaylığı, Basel uygulamalarına hazırlıklı olmak.

  • Yatırımlarımı, projelerimi her hangi bir ilave teminat vermeksizin uzun vade ile finanse edebilir miyim?

    Yerel şirketlerimizin en önemli sorunlarının başına sermaye yetersizliği, kendilerini uluslar arası standartlarda ifade edememeleri olarak karşımıza çıkmaktadır. Oysa sermaye ve para hareketlerinin geçişken olduğu günümüz dünyasında uygun projelerin ve şirketlerin asgari uluslar arası standartlarda kreditörlere ve yatırımcılara sunulması halinde uygun vade ve fiyatlama ile fonlanabileceği çok yaygın bir uygulamadır.

    Özellikler ihracat kredi sigorta şirketleri tarafından güvence altına alınmış yatırım kredilerinde vadeler 5 yıl ve daha uzun, faiz hadleri de dünya standartlarında olabilmektedir. Bu tür kredilerde teminat sadece firmanın yapacağı yatırım fizibilitesi ve alacağı uygun bir kredi derecelendirme notudur.

  • Kredi derelendirme notunu grubumdaki tüm firmalar için ayrı ayrı almak zorundamıyım?

    Her şirket için finansal derecelendirme ayrı yarı yapılır. Finansal dercelendirmesi yapılan şirketin kredi itibarının analizi yapılırken şirket eğer bir grup firmasına dahil olarak faaliyette ise şirketin kendisinden öte gruba yoğunlaşılmasında fayda vardır. Tecrübeler göstermektedir ki, ana firma iştiraklerinin her hangi bir finansal sıkıntıya düşmesi halinde kendisinin finansal gücü varsa iştiraklerine yardımcı olmaktadır. Yıllardan beri ana firmalar, yasal bir zorunluluk olmamakla beraber iştiraklerine bu yardımı yapmaktadırlar. Doğal olarak bunun tam olarak anlaşılabilmesi için şirket yönetiminin bakış açısının mükemmel bir şekilde okuyabilmek ve ortaya koymak gerekir.